|
Tweet | Tarih: 11-03-2023 13:55 |
BAŞKAN YARDIMCIOĞLU, SİVRİSİNEĞİ ÖLDÜRMEK SİVRİSİNEĞE DÜŞMAN OLMAK ÇÖZÜM DEĞİLDİR. BATAKLIĞI KURUTMAK ÇÖZÜMDÜR
Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü (BAAE) Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, "CHP liderinin PKK’nın siyasi organı olan HDP ile görüşmek istemesine şaşırmadıklarını belirterek, "Altılı masada oturanlar sahnenin ön tarafında gördüğümüz kuklalardır. Esas olan bu kuklaları hareket ettiren kuklacılardır. Dolaysıyla sivrisineği öldürmek sivrisineğe düşman olmak çözüm değildir. Bataklığı kurutmak çözümdür."
BAAE Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu ise, şunları ifade etti: “CHP liderinin PKK’nın siyasi organı olan HDP ile görüşmek istemesine şaşırdık mı? Hayır şaşırmadık. Yıllardır PKK’lı milletvekilleri kimin listesinden parlamento çatısı altına girdiler ve yer buldular. Ebetteki CHP içerisinde yer buldurlar. Ama hiçbir zaman CHP bu kadar aslını yitirmemişti. Bugün yaşadığımız süreçte CHP, HDP’nin farklı bir sürümüdür. HDP de silahlı terör örgütünün makyajlanmış versiyonudur. Dolasıyla koltuk kaygısıyla İP liderinin yaptıkları, yine CHP liderinin benzer kaygıyla yaptıklarını görüyor ve kınıyoruz. Maalesef katran kaynamayla şeker olmuyor ver olmayacakta. Milletin irfanı, kurdukları mizansenlerle ıy avcılığına soyunanlara hak ettiği cevabı çok kısa zaman sonra verecektir.”
Prof. Dr. Yardımcıoğlu şöyle devam etti: “Bu altılı masa dediğimiz yapılanma, Meral Akşener’in oradan kalkmasını ve arkasından da aynı şekilde çok hızlı bir şekilde oturmasını istedi. Dolaysıyla altılı masada oturanlar sahnenin ön tarafında gördüğümüz kuklalardır. Esas olan bu kuklaları hareket ettiren kuklacılardır. Dolaysıyla sivrisineği öldürmek sivrisineğe düşman olmak çözüm değildir. Bataklığı kurutmak çözümdür. Perdenin ardındaki kuklacılarla hesaplaşmayı doğru düzgün yaptığımız zaman, satranç tahtasındaki gibi kuklacılara da şah dediğimizde kuklaların bir anda hareket edemez hale geldiğini muhakkak görürüz. Bu milletin feraseti, bakış açısı, olayları analiz ediş tarzı her zaman içten olmuştur. Ve her zaman da kendisine samimi davrananla, ‘mış gibi’ yapanı ayırt etmiştir.”