Bugun...


HÜSEYİN YILMAZ

facebook-paylas
GAZZE’NİN SESSİZ ÇIĞLIĞI VE MEVLANA VE EĞİTİM VE VİCDANIN DİRİLİŞ ÇAĞRISI
Tarih: 16-07-2025 16:39:00 Güncelleme: 16-07-2025 16:39:00


GAZZE’NİN SESSİZ ÇIĞLIĞI VE MEVLANA VE EĞİTİM VE VİCDANIN DİRİLİŞ ÇAĞRISI

Tarihin kırık aynalarında yansımaya çalışan hakikat, zaman zaman öyle bir coğrafyada açığa çıkar ki kelimeler yetersiz kalır, sadece içimizde bir şey sızlar: adına “vicdan” deriz. Bugün Gazze’de sızlayan, yalnızca çocukların bedeni değil insanlığın kalbidir aslında.

 

“Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma…”

 

Mevlânâ'nın bu dizeleri, ölümü vuslat olarak anlatır. Oysa biz artık ölümle bile ayrılığı konuşuyoruz. Çünkü ölüm, Gazze’de bir kavuşma değil bitmeyen bir suskunluk. Modern çağın algoritmaları vicdanı perdeledi, zulüm ise sadece istatistik olarak kaldı.

 

Gazze’de bombalanan sadece binalar değil değer sistemimizin kendisidir. Bireysel başarıya kilitlenen modern gençlik, kolektif acıya karşı duyarsızlaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu kopuş, Mevlânâ’nın insanlık çağrısına yöneltilmiş en büyük antitezdir.

 

“Batmayı gördün değil mi?

 

Doğmayı da seyret. Hiçbir gece gündüzü yenemez.”

 

Artık sadece “doğmayı” değil, insanlığı da yeniden diriltmeyi seyretmek zorundayız. Bunun yolu sadece haberleri izlemek değil acıya ortak olmak, orada yanmak ama buradan doğmaktır.

 

Çünkü Mevlânâ’nın vuslat anlayışı sadece bireysel bir tefekkür değil adaletle hakka yürüyüştür.

 

Bugün eğitimle ilgili en hayati soruyu sormalıyız: Gençlik sadece sınavlara mı hazırlanıyor, yoksa çağın vicdan yükünü omuzlamaya mı?

 

Sınıflarda anlatılan dersler, vicdan eğitimiyle yoğrulmadıkça, insan inşa edemeyiz.

 

Gençlere dostluk, merhamet, adalet, sabır gibi kavramları yeniden öğretmeliyiz. Çünkü öğretmen yalnızca anlatan değil “gözlerinde dünyayı taşıyan” kişidir. Öğrenci, salt öğrenen değil hikmetin ortağıdır.

 

“Toprak, vuslatı gizleyen bir perdedir.”

 

O perdeyi aralayacak olan nesil kalbini imar eden, gözünü değil vicdanını açan gençlerdir. Her gencin içinde bir Şems, bir Mevlânâ saklıdır. Onları uyandırmak, sadece müfredatla değil anlamla mümkündür.

 

Gazze bugünün Kerbelası ise, sessiz kalan bizler de o meydanda susanlardanız.

 

Ama hâlâ geç değil...

 

✨ Son Söz: Hakikatin Gölgesinde Yeni Bir İnsanlık Arayışı

 

Bugün Gazze’nin çığlığıyla sarsılan kalbimiz, aslında kendi sessizliğimizin yankısıdır. Mevlânâ’nın vuslat dediği hakikat, sadece ilahi bir kavuşma değil adaletin sesi olmakla başlar.

 

Eğer bugün sustuğumuz her zulüm, yarın bizim sessizliğimizi yargılayacaksa artık susmak bir erdem değil, bir vebaldir.

 

Çünkü insan izlediği haberlerle değil, içinden geçen dualarla şekillenir. Vicdan, bilginin ötesindedir: kalbin hafızasındadır. Oraya dokunmazsak, ne öğrenmenin ne de öğretmenin bir anlamı kalır.

 

Şimdi yeni bir çağın eşiğindeyiz: bilgi çağından vicdan çağına...

 

Bu çağda giydiğimiz diplomalar değil, taşıdığımız yükler tanımlar bizi. Sustuklarımız, konuştuklarımızdan daha çok anlatır kim olduğumuzu.

 

O hâlde gelin, bu çağrıyı gençlerin yüreğine bırakmakla kalmayalım birlikte yürüyelim.

Bir kişi için değil, insanlık için yaz.

 

Sadece gözle değil, kalple gör.

 

Çünkü bu çağ, vicdanla konuşanları bekliyor.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI