Bugun...


HÜSEYİN YILMAZ

facebook-paylas
"Eyvallahsız Yaşamak: Hürlerin Hür’ünün İzinde"
Tarih: 23-07-2025 11:22:00 Güncelleme: 23-07-2025 11:22:00


 

"Eyvallahsız Yaşamak: Hürlerin Hür’ünün İzinde"
O, ne afişe ne alkışa sığdı. Adı az anıldı belki, ama yüreğinden akanlar nice gönülde yankı buldu. Gizlenerek görünen, vermekle yükselen bir hizmet eriydi.
Zamanın zincirlerini aşanlardan biriydi. Eyvallahsız duruşun, vakar içinde yürüyüşün ta kendisiydi O.
Zamanlar Üstü Bir Hürriyet Sesi: Hâce Ubeydullah Ahrâr Hazretleri  işte öyle biriydi.
O, yalnızca tasavvufun bir büyüğü değil iradesiyle nefsin esaretini, gönlüyle dünyanın esvabını yenen bir özgürlük örneğiydi.
Dünya malına “eyvallah” demedi — çünkü bağımlılık değil, kulluk vardı kalbinde. Halkla yürüyordu, Hakk’a yöneliyordu…
Söz değil, hâl idi onun haritası. Her adımı bir dua kadar temiz, bir hizmet kadar hür.
“Eyvallah etmeden dünya malına,
Engelleri aşardı hayat yolunda.”
İradesi serbestti Ukbâ’ya çevrilmişti gönlü. Kazanmak için değil, kazanırken hür kalmak içindi niyeti.
Rabb’i zengin kıldı onu — O’nun serveti kasalara değil, gönüllere aktı.
Çünkü biliyordu: asıl hürlük, sahip olmakta değil, paylaşmakta saklıydı.
“Kazanmaktı amacı ukbâyı,
Zengin kıldı Rabbim onu.”
Gizlilikti onun hür davranışı…
—Riyakâr gösterilerden, alkıştan uzak dururdu.
Gönle dokunmanın, baş eğmeden baş eğitmenin ne demek olduğunu bilirdi.
Ve bu da özgürlüğün başka bir hâliydi: sessizce iyiliği seçerdi.
“Sessiz ve derinden sundu iyiliği,
Gizlilik onun şiarıydı.”
Her mahlûkta Yaradan’ı görür, ayırt etmeden merhamet ederdi.
Bir cevher sezdiğinde bir gönülde, hemen yönlendirirdi halka hizmete.
Onun gözünde değer, makamlardan değil ihlâstan, edebten doğardı.
“Kimde bir cevher görse,
Halka hizmete gönderirdi.
Yücelerden yüce,
Hürlerden hür olsun diye.”
Seferleri vardı ama sadece diyarlara değil, içsel esaretlere karşı.
Kibrin, hırsın, gafletin zincirlerini kırmaya yürürdü her adımı.
Çünkü biliyordu ki: asıl özgürlük, Hakk’la yürüyebildiğin kadar yakındır.
“Her köşe başında hatırlatırdı kendine:
Gafletten uzak, Hakk ile birlikte olmayı.”
Ve bugün bu mısralar hâlâ fısıldıyor kalbimize:
Özgürlük, sadece zincirleri çözmek değil nefsin zincirini tanımamak.
Hür olmak, yalnız yürümek değil Hakk’ın izinde çoğalmak.
Peki biz de…
Hürlerin hürüne dönüşebilir miyiz?
Biz de sefer sayabilir miyiz Hakk’a atılan her adımımızı?

Hürlerin Hürü
Eyvallah etmeden dünya malına,
Engelleri aşardı hayat yolunda.
Kazanmaktı amacı ukbâyı,
Zengin kıldı Rabbim onu,
Gönlü sadık, yâr Allah’la.
En güzel işte… Gayretle,
Öğrencilerine şefkatle.
Hürdür, imrenilir hürlerin hürüne.
Allah için hizmeti,
Karşılığını Hakk’tan diledi.
Sessiz ve derinden sundu iyiliği,
Gizlilik onun şiarıydı.
Halka hizmetti her niyeti,
Nice mesafeler kat eyledi.
Herkese gelen sıkıntıyı,
Üzülürdü akrabasının başına gelmiş gibi.
O, yalnızca kendi değil,
Her kalbin derdini bilirdi.
Helalinden kazanırdı,
Şartı buydu en başta.
Ve tasadduk ederdi.
Merhamet onda merhamet bulurdu,
Fark gözetmezdi kalbinde,
Allah’ın yarattıkları arasında.
Kimde bir cevher görse,
Halka hizmete gönderirdi.
Yücelerden yüce,
Hürlerden hür olsun diye.
Diğergâmdı,
Tercih ederdi öğrencisini kendine.
Yağmurda ıslanırdı,
Rahmet yağsın diye üstlerine.
Hayatın hengâmesinde,
Koşarken idealine,
Her köşe başında hatırlardı kendine:
Gafletten uzak, Hakk ile birlikte olmayı.
Tekrar çıktığında yola,
Varıncaya kadar amacına,
İşiyle meşgul ederdi her hâlini.
Bu sefer,
O sefer,
Her sefer,
Her idealinde,
Hakk ileydi her hâlinde.
İlim, irfan içindi.
Halka hizmet, Hakk’a varmaktı.
İlâhî maksadım Sensin,
Her an, her yerde,
Muhabbetle…

                                                                             Vesselâm.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI