Bugun...


HÜSEYİN YILMAZ

facebook-paylas
BİR YOL (KİTAP) HİKAYESİ
Tarih: 19-12-2023 10:30:00 Güncelleme: 19-12-2023 10:30:00


BİR YOL (KİTAP) HİKAYESİ

Hikayesi en meşakkatli yoldur, insan olabilmek, insan kılabilmek daha da önemlisi insan kalabilmek...

Çıktığımız bu yol zor ve bize de zor bir görev düştü, İnsan olarak İnsanî özelliklere sahip (Akl-ı Selim, Zevk-i Selim ve Kalb-i Selim) bireyler yetiştirmek. Okumak,  ilim öğrenmek, öğrendiklerimizi hayata geçirmek. Kitapla çıktığımız bu serencamın hikâyesi yaklaşık iki ay önce başlamıştı. Yahya Kemal İlkokulu'nda yeni nesil lider öğretmen ve lider öğrencilerimizle birlikte kitap toplayalım, hediye edelim fikri ile birlikte aslında var olan sadece bir kar tanesiydi. 12 Kasım’da o kar tanesi bir kocaman kartopu daha sonra da kitap çığı haline geldi. “Kitapsız ev bir harabeye benzer fakat kitapsız okulsa yanmış kül olmuş bir odunluğa benzer” sözleri kulaklarımızı çınlatarak 630 kitap topladık Yahya Kemalliler olarak, hediye edilmek üzere. Ekip arkadaşlarım Yusuf Kara ve Şeyma Sultan öğretmenlerimizle birlikte çıktık yollara. Beyaz güvercinimiz kanatlarını açmış adeta daha bir aşkla, şevkle uçarcasına gidiyordu yollarda. Bir an önce varmak istiyordu varacağı yere, üzerindeki emanetleri o masum yüreklere teslim etmek için. 

Hayatta böyle değil miydi? 

Emaneti emin kişilere teslim etmek. Ya da asıl olan emaneti teslim edecek kişi emin kişi değil miydi?  Emin olmak…

Peygamber efendimizin tüm sıfatlarından önceki sıfatı * Emin *  olmasıydı. 21. yüzyılda 2023 Türkiye’sinde Maraş’ın kurtuluşunu anlatan “Sahibini Arayan Madalya” filmindeki deli aslında veli olan kişinin, gündüz saatinde elinde lüks lambasıyla arıyorum, arıyorum diye seslenmesiyle, ne arıyorsun? Diye sorulduğunda:  Adam arıyorum, adam arıyorum... Sanki aynı veli, zamana takılmadan tüm dünyada yine  lüks lambasıyla güneşin tam da tepede olduğu vakitte adam arıyor. Emin kişi arıyor. Gazze’yi kurtaracak yiğitler... Erdem Beyazıt’ın deyimiyle dağ gibi kadınlar arıyor. Bize de bu çağrıya kulak vermek düştü. 

“Yaratılış gayenizi biliniz ve gereğini yerine getiriniz ”’diyor günümüzün Bilge Kişisi. Biz de aldık o kandilleri yüreğimize,  aydınlatsın gönülleri, zihinleri diye.  Ziyarete gittiğimiz okulumuzun Müdürü Oğuzhan Hocamla da “Koçluk Eğitimi”mizden tanışıklığımız ortaya çıktı ve tüm bu işlere vesile olan kitap toplama koordinatörlerimizden Yusuf hocamın kankası Halil hocam ile tanıştık. Gönülden gönüle görünmez gizli bir yol vardı sanki bulunduğumuz ortamdaki öğrenciler ve öğretmenlerimizle aramızda. Muhabbetleştik koyu bir çay eşliğinde, hayatın kıvamını yakaladık orada. Aslında kazanmak istiyorsak her şeyi, herkesi Sakız Hanımın Eteğinde kitabında geçtiği gibi: “Derdine derman olmak gerek herkesin, her kişinin.” Yüreğimizdeki heyecanın ve şevkin enerjisi ile bir an evvel emanetleri sahiplerine teslim etmek için giriverdik sınıflara. Yahya Kemal’de okuyan öğrencilerin selamlarını da ileterek hasbi bir şekilde merhabalaştık.  Ne güzel bir duygu bir gönüle dokunmak elhamdülillah. Rabbimden geldik, dönüşümüz yine O’na. Asıl olan bu yolda iyiliği  kazanmış olmak çünkü kötüler çalışmadan da  çok kazanıyor. Uğraş vermeden kötülerle doluyor ortalık, iyilerin çok çalışması lazım. Bu anlamda muhabbet ettik sınıftaki minicik öğrencilerimiz ile. Bir öğrencimiz Galatasaray’ı tutuyormuş. Öğrencilerimize:  Bana da sorunuz hangi takımı tuttuğumu? Dedim. Ve el cevap :Takım tutmadığımızı Okul Müdürümüz  Oğuzhan hocamla öğrencilerimize hatırlatmış olduk bu çağda takım tutmayan insanların da olduğunu!.. Sınıfta duvarlarda harikulade resimler. Her birinden bir tane, her biri yalnızca biricik ve kendine özgü.  İnsan karmaşık yapı ama sonunda düzen, intizam ve insan olmanın gerekliliği tabi.

Sekizinci sınıfları da  selamlayıp  içeriye girdik, tanıştık Yusuf’la. Yusuf kuyunun dibinde: LGS‘nin başında. Allah’tan iste isteğini ve çabala biraz ey Yusuf! İdeal bir benlik bıraktık sınıfa,  hayat planlarında iyiye doğruya doğru bir gidiş başlasın diye. Sözlerini kocaman kalplerinden kocaman evetlerle aldık. Nur Banu’ya hediye edeceğimiz kitap, Ufka Yolculuk kitabı: “Elma Dersem Düşün” kitabıydı. Daha bir mutlu oldum Ufka Yolculuk gönüllüsü olarak. Ufka Yolculuk her zaman, her güzellikte, her heyecanın başında ve okunacak kitapların arasında. Kritik- Analitik düşünmeyi anlatan “Elma Dersem Düşün”  kitabını, Nur Banu  okuyacak,  faydalanacak ve güzellikleri düşünerek hayatında olumlu kararları alacak diye ümit ediyorum.

Ve ayrılık zamanı…

Gönül çağlayanımızdan ağzımıza dökülen şu sözlerle vedalaştık öğrencilerle.

Hz. Amine annemizin Gül peygambere söylediği şu son  sözler: “Bu dünyada her yeni eskir, her yaşayan ölür, her yaşlı göçer, her çok fena bulur. Ben de öleceğim fakat senin gibi temiz bir vekil bırakacağım için adım asla ölmeyecek. Aynen ben de bir gün Yüce Rabb’in merhametine kavuşacağım, arkamda sizler gibi iradeli ve maneviyatını gözeten gençler bırakacağım için endişeli değilim”.

Daha sonra öğretmenler odasına geçtik, her biri pırıl pırıl genç öğretmenler: Kocaman çınarlar gibi açmış dallarını insan yetiştirmenin peşinde olan çehrelerle karşılaşmak bizleri çok sevindirdi. İnsan insanın gölgesinde yetişir. Var olsunlar... Öğretmenlerimize de ve öğretmenlerin varlığını süsleyen pek kıymetli öğrencilerimize de selam olsun. Evvela selam sonrasında sevgi olsun, şefkat olsun ve de merhamet tomurcukları hep var olsun yüreklerinde. Çocuk olmak birazda böyledir işte, paylaşmaktır, pay etmektir elindekini bir başka arkadaşın ile. Yahya Kemal'in diğergâm çocukları, hepsinin parlayan gözlerinden, dostane yüreklerinden selam gönderiyoruz kitap kardeşlerimize. Gözümüz önde, gönlümüz o eğitim kurumunda ayrıldık oradan.

Zaman harika bir eylem alanı. Rabbim bereketlendirsin zamanımızı, eylemimizi, muhabbetimizi.

Zamanın bir diğer vaktinde “İkindi Vaktinde” başladık bir bir dost ziyaretlerine.

Dostla geçen zaman zamandan sayılmazmış.

Ve geri dönüş için tekrar beyaz güvercinle yolculuk başlar.

Yoldayız, kesik çizgiler,  kesin çizgiler simsiyah asfalt, bembeyaz yolcular. Bembeyaz güzel, beyaz güvercinler...

Ve Maraş’ın muhafızı Malik Ejder Hazretleri’ne selam. İkindi namazı için kıyam vakti.

Malik Ejder Hazretlerinin başucu tarafında Allah’ın huzurunda rahmet yağıyor üzerimize.  Namaz sonrası selamlama ve  “İnsan Kullanım El Kılavuzundan okumalar...

Hazreti Ali Efendimizin komutanıyla aynı ortamı teneffüs etmek ve Sâffât Sûresi / 1-2-3-4. Ayet - Feyzü'l Furkan Mealinden.

 “Kovulmuş olan şeytanın şerrinden Allah’a sığınıyoruz. Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla:

(İbadet ve itaat için) saflar haline gelen, haykırıp (şeytanları, vahye musallat olmaktan uzaklaştıran/insanları günahtan hayra yönelten/bulutları) sevk eden, zikri (Kur’an’ı) okuyan (melek)lere andolsun ki şüphesiz sizin ilâhınız, elbette bir tek ilâh’tır.”

Yüce Allah doğru söyledi.

Evvel refik badel târik 'Yoldan önce yoldaş'

Selam olsun yoldaşlarım Yusuf’a,  Sultan'a. Yahya Kemal’in Lider öğretmenlerine Yahya Kemal’in Lider öğrencilerine.

Bir Gönül’e dokunmanın mutluluğuyla, öğrencilerimize de okuma şevkini kazandırma adına attığımız adımlarla dönüyoruz yurdumuza.



Bu yazı 1551 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI