Bugun...


HÜSEYİN YILMAZ

facebook-paylas
SORUMLULUK ALANIM: HAYATIM
Tarih: 18-06-2024 15:54:00 Güncelleme: 18-06-2024 15:54:00


Sorumluluk Alanım: Hayatım

İnsanın hayatının her evresinde ve daima “şah damarımızdan daha yakın” Yüce Yaratıcımız ve yine koca aleme sığmayıp bizim gönlümüze sığan Rabbimiz…
 Kanımızın damarlarda dolaştığı gibi bizimle dolaşan en büyük düşmanımız şeytan ile hemen yanı başımızda hayata devam ediyoruz.
Ve dahi içimizde bize muhakkak kötülüğü emreden emmare olan nefsimiz. 
Fıtratımızda olan iyilik yapma, iyi olma, iyiliğin katalizörlüğü görevini yerine getirme, yeni icatlar ortaya koyma, khayır namına insanın tekamülü için okulları, eğitim- öğretimi fırsat bilme, davranış değişikliklerini olumlama, insani erdemleri alışkanlık haline getirme…
Bir Bilge “Kendinizi, genç ya da ihtiyar, kadın ve erkek ayırımı yapmadan, suni mazeretler üretmeden her gün, her an eğitin ve sürekli geliştirin.” diyor.
Kolay olanı zora tercih etme, zorluğu kolaylıkla aşma, insanın mükemmele doğru yolculuğu…
Mehmet Akif’te: 
“Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete ram ol 
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol...   
Özne insan, insanı iyileştirme, amaç iyilerle bir arada olma, sonucu iyi ve güzel salih davranışlar kazanma, dünyayı yaşanılabilir bir Cennet haline getirme, 
Bu yöntemlerden biri “Hılful Fudul”: İslam adalet teşkilatı…
Namımız yürüdüğü zaman cihanda, bir mektup ile Fransa'da insanlığımıza zarar veren davranışların anında ortadan kaldırılması  …..
Sevdirerek, gönül rızası ile çıkılan yolda eğer yol alınamıyorsa bu seçeneği de kullanmak gerekiyor.
Bir ay öteden kalplere korku salan Kutlu Nebi'nin sevenleri…
Heyhat! Bu çağ, o çağ mı? Nerede kaldın? 
Ey sevenler, sevdiğini ispat etme zamanı şimdi.
ARKAMDAN AĞLAMA
Öldüğüm gün tabutum yürüyünce
Bende bu dünya derdi var sanma!
Bana ağlama,
'Yazık, yazık! ' 'Vah, vah! ' deme!
Şeytanın tuzağına düşersen vah vahın sırası o zamandır.
Yazık yazık asıl o zaman denir. 
Zalimlerin zulmü  devam ediyorken, zulme uğrayan özelde insana, genelde tüm zulme uğrayanlar. 
Vakit geldi. 
Kuşanın yeni icatları!
Gönül heybemizi dolduralım, sevgiyle…
 Yeni Siha’lar uçsun, insanlığın üzerinde. Huzur ve mutluluk getirsin.
 Girsin Alperenler  ülkelere, evlere, tek tek gönüllere Ya Hay! Dirilt insanlığı bizim elimizle.
Ya Kahhar! Al intikamımızı bizim elimizle, 
İşte iki yol, ikisi de bende, 
Ben zaman ve mekan ötesi 
Kainatın göz bebeği 
İnsanım
Şereflendirdin beni.
Şimdi şereflendirme zamanı senleri 
Şimdi icabet zamanı ya da silahlarla (yeni icatlar)la intikam alma zamanı. Mazluma acımayandan, iyi ile kötünün mücadelesinde İnsan bir taraf oldu hep, ya Habil ya Kabil.
Sen de tarafının gereğini yap. 
Ey insan (Habil) dünya da kabiller çoğalmışken, güçlüyken …… Habil’in muzaffer olma zamanı geldi.
Yürü hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın?
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden
Senin de destanını okuyalım ezberden
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden

Elde sensin, dilde sen gönüldesin, baştasın
Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın! 
Bırak artık ayağına bağ olanları…. 
Tanrısını kendi içinde tanrılaştıran İnsan.
 Dön kendine, tanı kendini…Seni Yaratan Tanrına tap.
 Yap gereğini ki bulsun insanlık.
 Ehad! Ehad!  Seslerinin yankısı Kalbimizde yer bulsun. 
 Sensin Ey Samed!  
 Sana muhtaç olmak ne büyük Şeref 
 Sadece sana inanmak. Senin yardımınla sana ibadet. Salih, güzel amellere yol almak. Doğru yol, dosdoğru yol, nimetlerini verdiğin kimselerin yoluna.
 Doğrul bre Ey Şerefli İnsan: An bu an.
 An ilim, bilim yeni icat ânı.
  Yaptığın  icatlarınla  kimine gül, kime kurşun.



Bu yazı 534 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI