OY BİZİM ELLER !
TÖMER Türkçe Bölüm Başkanı Halil Çağlar, Dilin konuşanın kendisini ifade etme biçimi olduğunu söyledi..
Türk dili, gerek kendine özgü kuralları, gerekse sözcük yapısı itibariyle dünya dilleri arasında her zaman değerini korumaktadır. Bu kadar güzel bir dili en güzel biçimde ifade etmek herkesin görevidir. Biz gazeteciler daha çok dikkat etmemiz gerekiyor..
Günümüzde Türkçe ortalama 400 kelimeyle konuşuluyor. Oysa İngiltere'de ortalama 2 bin kelime telaffuz ediliyor." bunu öğrenince çok düşündüm..
Bekir Doğan her gün köşe yazıyorsun : yazdığım makalemde kaç kelime kullanıyorum , demek ki az kullanıyorum insanlar anlamıyor.. Ben anlatamıyorum beni anlayan koca şehirde bir insanın elinin parmakları kadar onları da küstürmesem !..
Dilimi Türkçeleştirmek gerekiyor. Aksi takdirde insanların beyninden o kelimeyi silemezsiniz. Herkes dile sahip çıkmalı diyerek bugün biraz şairce şehrimin sorununu anlatacağım !...
Sağlık Bakanı Prof.Dr. Kemal Memişoğlu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum geldi ! Hoş geldi ! Güle güle diyorum giderken !
48 günde Defneye 400 yataklı hastane yapan devletim !
60 Günde İskenderun a 600 yataklı hastane yapan devletim !
25 günde köy evi yapan, ağaçlarını bile diken benim devletim !
Maraş’ı görmez mi ?, Bakanlar gelip bakıp gider mi ?
Bizim bakan raylı sistem anlatıyor , çocuk doktorsuzluktan ölüyor eyvah evyah diyorum.. uçaklar Gaziantep gidiyor ne diyelim !
Doğruları söyleyip oturup ağlasam mı ?, bir cahil beni kırar mı ?
Deniz gibi etrafı barajlarla çevrili Maraş alt yapısı bitmiş yüzde 75 su kayıp var bunu söylemek için sazımı alıp köşe başına mı çıkayım , oy maraşım oy.. oturup ağlarsam deli derler her halde bana !..
Vay göresim geldi hastaneler seni, Doğruları söylesem mi ben ! , Dumanlı dumanlı oy bizim dağlar , Nasıl unuturum doktorsuz hastanem seni !
6 Şubat’ta ağlayanlar, ambulans , hastane diyenler, Oturup ağlarsam başımı okşayacak devletim nerede ?
6 ayda sağlık müdürü atayamayan sağlık bakanlığı, 36 yılda hava alanı sorunu çözemeyen Maraş’ım kime desem , ne söylesem , Türkçe nasıl anlatsam oturup ağlasam mı ? Bilemiyorum dostlarım !..
Her Maraşlı bir ordu olur ! Bizim elin yiğitleri bol olur, Çalar davulları dizgin dol'olur, Ölüm bize tozlu tozlu yol olur oy maraşım oy maraşım..
Bakan gelir , bakar gider basını dinler mi bir gün ? Bu acıları Maraşlı hak etmedi, kimse bize bir şey yapmadı biz elimizle kendimizi ateşe attık toplantı basına kapalı olsa ne ? Açık olsa ne yazar ? ,
Oturup ağlarsam delisin derler, bizim halimize gülerler be dostlarım.. Türkçemiz yetmiyor bunları anlatmaya ! ..
6 Şubat sabahı saat 04 17 geçe kar- yağmur, fırtına , Oy Maraş ım Dumanlı, dumanlı oy bizim sokaklar karanlık da ki çığlıklar, enkaz altından gelen çığlıkları duyan var mı ? Seni nasıl anlatayım anlatmaya Türkçem yetmiyor !..
Kapalı kapılar ardında toplantı yapan : Sayın Bakanlar, vekiller, devletimin valisi basın toplantıyı dinlese ne olur ! Adam mı ölür insan memleketini sevince ne olur ? Bire yürü fani dünya sana kalmaz, bu makam sana da , bana da kalmaz !.. bu ten toprak olur, can çıkar gider bir gün !
Vekillik , valilik, müdürlük , bakanlık , makam sana bana kalmaz, ömür kısa Çok uzun zamana kalmaz , diyor ya Aşık Mahsuni
Biraz ozanca sesleneceğim: Geçer gider ömür atı , Duman çöker katı katı
Bu dünyanın saltanatı , devri Süleyman’a kalmaz , Dünya malına güvenme
Çünkü sana bana kalmaz , Fani yolcu fani yürür , Çünkü beden cana kalmaz
Bağdan ayrılır bağbancı , Her cana düşer bu sancı , Buraya gelen yabancı
Hancı gider hana kalmaz , Ayrılık hayli zül olur , bir gün bize de kalmaz !
Yazı çok uzadı Anlayan çıkar
İyi günler