Siyaset çoğu zaman ayrışmanın, tartışmanın ve farklı düşüncelerin öne çıktığı bir alan olarak görülür. Oysa siyasetin en güzel taraflarından biri de farklı düşüncelerin aynı masada, karşılıklı saygı içerisinde konuşulabilmesidir.
Geçtiğimiz günlerde Kahramanmaraş’ta tam da böyle bir sohbetin içerisinde bulunduk.
Gazeteciler olarak biz Bilal Evran, Halil Hınaz ve Adem Gemci, Yeniden Refah Partisi İl Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Özcan Çalışkan’ı iş yerinde ziyaret ettik. Açıkçası başlangıçta bunun farklı siyasi görüşlerin bir araya geleceği bir buluşma olacağını düşünmemiştik.
Ancak sohbet ilerledikçe masadaki isimler çoğaldı.
Milli Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Halil Toraman, AK Parti Onikişubat İlçe Meclis Üyesi Nuri Kara ve MHP yönetimlerinde uzun yıllar görev yapan İsmail Sevmez de sohbete dahil oldu.
Böylece ortaya, siyasetin farklı renklerinin aynı masa etrafında buluştuğu güzel bir tablo çıktı.
**********
Elbette sohbetin önemli bir bölümünü siyaset oluşturdu.
Herkes kendi düşüncesini, kendi partisinin bakış açısını ve Türkiye’ye dair değerlendirmelerini ortaya koydu. Kimizaman iktidar eleştirildi, kimi zaman muhalefetin eksikleri konuşuldu. Fakat dikkat çekici olan, eleştirilerin sadece karşı tarafa yöneltilmemesiydi.
Kendi partilerinin geçmişte yaptığı yanlışları da açık yüreklilikle dile getiren siyasetçiler vardı.
Bence asıl kıymetli olan da buydu.
Çünkü siyaset yalnızca “biz haklıyız, onlar yanlış” demek değildir. Siyaset biraz da insanın kendi tarafına dönüp “Biz nerede hata yaptık?” diyebilmesidir.
**********
Sohbetin bir başka güzel tarafı ise gazetecilerle siyasetçiler arasındaki klasik ilişkinin dışına çıkılmasıydı.
Biz orada sadece soru soran gazeteciler, karşı tarafta da sadece cevap veren siyasetçiler değildik.
Hepimiz aynı masada, Türkiye’nin ve Kahramanmaraş’ın meselelerini konuşan insanlardık.
Kimi zaman güldük, kimi zaman ciddi meseleleri tartıştık. Farklı düşüncelere sahip olduğumuz konularda fikirlerimizi açıkça söyledik. Ancak hiçbir zaman karşılıklı saygıyı kaybetmedik.
İşte siyasetin özünde olması gereken de biraz bu değil mi?
Farklı düşünmek mümkün.
Farklı siyasi partileri desteklemek mümkün.
Hatta aynı meseleye tamamen farklı pencerelerden bakmak da mümkün.
Ama bütün bunların yanında birbirimizi dinlemek, anlamaya çalışmak ve ortak değerlerde buluşmak da mümkün.
Kahramanmaraş’ın bugün siyasetten beklentisi sadece parti rekabeti değildir.
**********
Şehrin ekonomik sorunları var.
Depremin ardından devam eden büyük bir yeniden yapılanma süreci var.
İstihdam, sanayi, tarım, eğitim, ulaşım ve şehirleşme gibi çözüm bekleyen birçok konu var.
Bunların tamamı siyasi görüş farklılıklarının üzerinde duran meselelerdir.
Şehrin geleceği söz konusu olduğunda iktidarın da muhalefetin de üzerine düşen sorumluluklar bulunuyor.
Bu nedenle farklı siyasi partilerden insanların aynı masada oturup Kahramanmaraş’ı konuşabilmesi son derece değerlidir.
**********
Belki de bu buluşmanın en önemli tarafı şuydu:
Dört farklı siyasi görüşün temsilcileri aynı masadaydı.
Ama sohbetin sonunda görüldü ki, farklılıkların yanında çok daha güçlü ortak noktalar da var.
Hepimizin ortak bir vatanı var.
Hepimizin ortak bir bayrağı var.
Hepimizin ortak bir Türkiye’si var.
Partiler değişebilir, siyasi görüşler değişebilir, iktidarlar değişebilir.
Ancak ülkenin ve milletin ortak menfaatleri söz konusu olduğunda aynı paydada buluşabilmek gerekiyor.
Bence o günkü sohbetin bize verdiği en önemli mesaj buydu.
**********
Bugün toplum olarak zaman zaman siyasi tartışmaların sertliğinden yoruluyoruz.
Sosyal medyada insanlar birbirlerini dinlemeden hüküm veriyor.
Bir insanın hangi partiye oy verdiği, bazen onun bütün kimliğinin önüne geçebiliyor.
Oysa insanları sadece siyasi tercihleriyle değerlendirmek doğru değil.
Bir insan başka bir partiyi destekleyebilir ama vatanını da sevebilir.
Bir başka insan hükümeti eleştirebilir ama yapılan doğru hizmetleri takdir edebilir.
Bir başkası kendi partisinin yanlışını açıkça söyleyebilir.
Bunların tamamı demokratik toplumun doğal parçalarıdır.
Bu buluşma önceden planlanmış bir siyasi toplantı değildi.
Ne bir basın toplantısıydı ne de bir parti organizasyonu...
Sadece birkaç insanın bir araya gelip samimi şekilde sohbet etmesiydi.
Fakat ortaya çıkan tablo, bana göre sıradan bir sohbetten çok daha anlamlıydı.
Çünkü farklı siyasi düşüncelere sahip dört siyasetçi ve üç gazeteci aynı masada oturup Türkiye’yi, Kahramanmaraş’ı ve geleceğimizi konuştu.
Ve sohbetin sonunda hepimizin ortak bir noktada buluşabildiğini gördük.
**********
Siyaset farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, tercihler farklı olabilir. Ama vatan birdir, bayrak birdir, Türkiye birdir.
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak budur:
Farklılıklarımızı kavga sebebi değil, zenginlik olarak görmek.
Ve her şeye rağmen ortak paydada buluşabilmek...
Her şey vatan, her şey bayrak, her şey Türkiye.