Bugun...


BİLAL EVRAN

facebook-paylas
BOYALI’DAN GERİYE GÜREŞTEN DAHA FAZLASI KALDI
Tarih: 21-09-2026 11:10:00 Güncelleme: 21-09-2026 11:11:00


BOYALI’DAN GERİYE GÜREŞTEN DAHA FAZLASI KALDI

20 Eylül 2026 Pazar…

Bertiz Boyalı’daydık.

Takvimde sıradan bir pazar günüydü belki ama Boyalı için sıradan değildi.

Çünkü Boyalı’da sadece pehlivanlar er meydanına çıkmadı.

Dostluk çıktı ortaya…

Misafirperverlik çıktı…

Bereket çıktı…

Siyaset, bir günlüğüne de olsa kenara çekildi memleket ortak paydasında insanlar aynı sofrada buluştu.

Bu yıl 30’uncusu düzenlenen Bertiz Boyalı Şalvar Güreşleri, 20 ilden 615 pehlivanı bir araya getirirken, tribünlere sığmayan kalabalığıyla da dikkat çekti.

Hatta şöyle söyleyeyim:

Sahanın içindeki kalabalığın birkaç katı insan sahanın dışındaydı.

Bu manzara bile Boyalı Güreşleri’nin artık yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını anlatmaya yetiyordu.

 

BAZEN BİR FESTİVAL, BİR BÖLGENİN AYNASIDIR

Boyalı’da güreş vardı.

Ama sadece güreş yoktu.

Sabahın erken saatlerinde başlayan hareketlilik, gün boyunca devam etti.

Kimi dostunu arıyordu.

Kimi yıllardır görmediği akrabasıyla kucaklaşıyordu.

Kimi sofraya oturuyor, kimi güreş meydanında pehlivanların mücadelesini izliyordu.

Bir tarafta şalvar güreşi…

Diğer tarafta Bertiz’in meşhur Kabarcık üzümü…

Bir köşede ceviz, samsa, sucuk…

Başka bir tarafta kavurma dürümü…

Bertiz’in bereketi ne varsa masaya konmuştu.

Boyalı’da insanlara sadece yemek ikram edilmedi.

Gönül ikram edildi.

Belki de bu yüzden Boyalı’nın havası başka.

 

HER EV MİSAFİRHANE

Dulkadiroğlu Belediyesi’nin ikramları elbette önemliydi.

Ancak Boyalı halkının misafirperverliğini ayrıca yazmak gerekiyor.

Çünkü festival alanından çıkıp mahalleye girdiğinizde başka bir organizasyonla karşılaşıyorsunuz.

Evlerin kapıları açık…

Sofralar hazır…

Çaylar demlenmiş…

Yemekler hazırlanmış…

Misafir bekleniyor.

Bertiz insanının en güçlü taraflarından biri de bu zaten.

“Misafir geldi, ne yapacağız?” demiyorlar.

“Misafir geldi, sofraya ne koyacağız?” diyorlar.

Aradaki fark çok büyük.

 

FAHRİ YAŞAR’IN SOFRASI

Dostumuz Fahri Yaşar da yine geleneği bozmadı.

Güreş ağalığının hakkını veren bir sofra kurdu.

Yöresel yemekler…

Kabarcık üzümü…

Bertiz’in diğer lezzetleri…

Sofrada yemek kadar sohbet de vardı.

Bertiz’i anlatmak için bazen uzun uzun yazmaya gerek yok.

Bir sofraya oturmanız yeterli.

 

DEV EKRAN DOĞRU BİR DOKUNUŞTU

Bu yıl organizasyonda dikkat çeken güzel ayrıntılardan biri dev ekrandı.

Saha içerisinde bulunamayan vatandaşlar güreşleri ekrandan takip etti.

Böylesine büyük bir kalabalıkta herkesin er meydanının dibinde olması mümkün değil.

Dolayısıyla dev ekran iyi düşünülmüş bir uygulamaydı.

Kalabalığın tamamını organizasyonun içine dahil etti.

 

SİYASET BİR GÜNLÜĞÜNE SUSUNCA…

Boyalı’da farklı siyasi partilerden isimler de vardı.

Milletvekilleri…

Belediye başkanları…

Parti temsilcileri…

Yerel yöneticiler…

Ama güzel olan şuydu:

Kimse diğerinin siyasi kimliğine bakmadan aynı ortamda oturabildi.

Çünkü ortak payda Bertiz’di.

Kahramanmaraş’tı.

Memleketti.

Zaten olması gereken de bu değil mi?

Siyaset elbette olacak.

Fikir ayrılıkları da olacak.

Eleştiri de olacak.

Ama aynı şehrin insanlarının aynı sofrada oturabilmesi de mümkün olmalı.

Boyalı’da bunun güzel bir örneğini gördük.

 

615 PEHLİVAN, TEK ER MEYDANI

20 ilden gelen 615 pehlivan…

Çimler üzerinde kıyasıya mücadele…

Kimi kazanmanın, kimi adını duyurmanın, kimi ise geleneğin parçası olmanın peşindeydi.

Başpehlivanlık mücadeleleri kadar gençlerin ve farklı kategorilerdeki güreşçilerin ortaya koyduğu mücadele de dikkat çekiciydi.

Bu tablo bize bir şeyi daha gösterdi:

Geleneksel sporlar, doğru organizasyonlarla hâlâ büyük kitleleri bir araya getirebiliyor.

 

ÜZÜM YARIŞMASINDA İŞLER BİRAZ KARIŞTI!

Gelelim Bertiz’in diğer vazgeçilmezine…

Üzüm!

  1. Bertiz Kabarcık Üzümü Yarışması da yapıldı.

En kaliteli üzüm seçildi.

Ancak yarışma sonrası masaların etrafındaki hareketlilik, yarışmanın kendisinden daha fazla dikkat çekti.

Bazıları üzümleri öyle bir sahiplendi ki…

Sanki hayatında ilk kez üzüm görmüş!

Bereketin gözü doyurmayan tarafı da bu olsa gerek.

 

MEHMET AKPINAR VE EKİBİ SINAVDAN GEÇTİ

Bir yılda Dereköy, Boyalı ve Baydemirli gibi farklı noktalarda güreş organizasyonlarının gerçekleştirilmesi kolay bir iş değil.

Her organizasyonun kendine göre zorluğu var.

Ulaşımı var…

Kalabalığı var…

Güvenliği var…

İkramı var…

Sahası var…

Protokolü var…

Basını var…

Vatandaşı var…

Dulkadiroğlu Belediyesi bu organizasyonda genel anlamda başarılı bir sınav verdi.

Belediye Başkanı Mehmet Akpınar ve ekibinin sahada olması, organizasyonun aksayan yönlerine anında müdahale edilmesi açısından önemliydi.

Üstelik Boyalı Sosyal Tesisleri'nin açılışı da organizasyona ayrı bir anlam kattı.

 

BERTİZ SADECE GÜREŞ ZAMANI HATIRLANMAMALI

Bertiz’i yılda birkaç kez hatırlamak yetmez.

Güreş zamanı kürsüye çıkıp bölgenin güzelliklerinden bahsetmek kolay.

Üzümünden söz etmek kolay.

Cevizinden söz etmek kolay.

İnsanının misafirperverliğini anlatmak kolay.

Ama bölgenin gerçek ihtiyaçlarını konuşmak da gerekiyor.

Yol gerekiyorsa yol…

Ulaşım gerekiyorsa ulaşım…

İletişim gerekiyorsa iletişim…

Bertiz’in ekonomik ve sosyal potansiyeli ortada.

Bu kadar insanı bir araya getiren bir bölgenin iletişim altyapısının da bu kalabalığa cevap verebilmesi gerekir.

 

BOYALI BİZE NE ÖĞRETTİ?

Boyalı’dan ayrılırken aklımda tek bir görüntü kalmadı.

Birçok görüntü kaldı.

Er meydanında ter döken pehlivanlar…

Sofrasında misafir ağırlayan insanlar…

Çocukların heyecanı…

Yaşlıların sohbeti…

Siyasetçilerin aynı ortamda buluşması…

Dev ekrandan güreş izleyen vatandaşlar…

Bertiz üzümünün kokusu…

Kavurma dürümünün sıcaklığı…

Ve arada çalan telefonun karşı tarafına ulaşamamanın verdiği o meşhur sinir!

Yani Boyalı bize hem güzelliği hem de çözülmesi gereken meseleyi aynı anda gösterdi.

 

SON SÖZ

Boyalı’nın en büyük zenginliği üzümü değil.

Cevizi değil.

Güreşi de değil.

İnsanı.

Çünkü insan varsa sofra var.

İnsan varsa misafir var.

İnsan varsa gelenek var.

İnsan varsa festival var.

Bu yüzden Boyalı’da emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor.

Dulkadiroğlu Belediyesi’ne…

Başkan Mehmet Akpınar ve ekibine…

Güreş ağalarına…

Pehlivanlara…

Hakemlere…

Cazgırlara…

Muhtarlara…

Basın mensuplarına…

Ve en önemlisi evini, sofrasını, gönlünü açan Boyalı halkına…

Ama bir teşekkür kadar bir çağrıyı da buraya bırakmak gerekiyor:

 

Boyalı’nın sofraları bereketli olsun…

Er meydanları şen olsun…

Pehlivanların bileği güçlü olsun…

Ama telefonlarımız da biraz güçlü çeksin!

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI