Bugun...


BİLAL EVRAN

facebook-paylas
ŞEHRİN AĞABEYİ HANEFİ ÖKSÜZ’ÜN VERDİĞİ MESAJ: “BEN DEĞİL, BİZ”
Tarih: 20-03-2026 19:32:00 Güncelleme: 25-03-2026 20:11:00


ŞEHRİN  AĞABEYİ HANEFİ ÖKSÜZ’ÜN VERDİĞİ MESAJ: “BEN DEĞİL, BİZ”

Kahramanmaraş, Ramazan ayının son akşamında sadece bir iftar sofrasında değil ortak bir vicdanda, ortak bir hedefte buluştu.

 

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın düzenlediği o anlamlı gecede yaklaşık 700 kişi aynı sofrayı paylaşırken, aslında paylaşılan sadece yemek değil umut, dayanışma ve geleceğe dair güçlü bir inançtı.

 

Ama o akşamın bir ismi vardı ki, kalabalığın içinde ayrı bir yerde duruyordu:
Hanefi Öksüz

 

Şehrin “ağabeyi” olarak anılan Öksüz, o gece yalnızca bir protokol ismi değildi. Salonda dolaşan, herkesle tek tek ilgilenen, samimiyetiyle mesafeleri ortadan kaldıran bir duruş sergiledi. Onu farklı kılan da tam olarak buydu… Çünkü bazı insanlar makamlarıyla değil, gönüllerde kurdukları yerle büyür.

 

Bir şehrin “ağabeyi” olmak kolay değildir. Bu unvan, kartvizitle değil sorumlulukla, fedakârlıkla ve en önemlisi güvenle kazanılır. Hanefi Öksüz’ün o akşamki tavırları da bu güvenin neden yıllardır sürdüğünü açıkça gösteriyordu.

 

Gecenin en önemli anlarından biri ise yaptığı konuşmaydı. Sözleri süslü değildi ama derindi. Çünkü yaşanmışlık vardı, emek vardı, mücadele vardı.

 

Kahramanmaraş iş dünyasının yaşanan büyük felaketlere rağmen üretimden vazgeçmediğini, yatırımlarını sürdürdüğünü ve yıkılan fabrikalarını yeniden ayağa kaldırdığını anlatırken aslında bir gerçeğin altını çiziyordu:


BU ŞEHİR KOLAY TESLİM OLMAZ

 

Öksüz, ihracatı artırma hedefiyle yollarına kararlılıkla devam ettiklerini söylerken sadece bugünü değil, yarını da inşa ettiklerini vurguladı. Ama belki de en çarpıcı cümlesi, iş dünyasının bakış açısını özetleyen şu sözlerdi:

 

“Unutmamalıyız ki makamlar da imkânlar da geçicidir. Kalıcı olan, ortaya koyduğumuz eserler ve dokunduğumuz hayatlardır. ‘Ben’ değil ‘biz’ diyebildiğimiz ölçüde güçlenir, büyür ve iz bırakırız.”

 

İşte bu söz, bir konuşmanın ötesinde bir vizyondu.


Bir şehrin nasıl ayağa kalkacağını anlatan bir yol haritasıydı.

 

Çünkü Kahramanmaraş bugün hâlâ yaralarını sararken, en çok ihtiyaç duyduğu şey tam da bu anlayış: “Biz” olabilmek…

 

Hanefi Öksüz’ün altını çizdiği gibi, mesele sadece işletmeleri büyütmek değil bir şehrin geleceğini omuzlayabilmek. İstihdamı artırmak, üretimi güçlendirmek ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak… Bunlar sadece ekonomik hedefler değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk.

 

O gece aynı sofrada buluşan 700 kişi belki farklı görüşlerden, farklı alanlardan geliyordu. Ama ortak noktaları belliydi: Bu şehre inanmak.

 

Ve belki de en önemlisi şuydu:


Kahramanmaraş’ta hâlâ “ağabeylik” yapan insanlar var.

 

Bu yüzden o gece sadece bir iftar programı değildi…


Birlik olunduğunda nelerin başarılabileceğinin sessiz ama güçlü bir ilanıydı.

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI