Bugun...


HÜSEYİN YILMAZ

facebook-paylas
EBEVEYNLERE LİDERLİK AYNASI
Tarih: 15-06-2026 12:18:00 Güncelleme: 15-06-2026 12:18:00


EBEVEYNLERE LİDERLİK AYNASI

Geçtiğimiz günlerde okulumuzda gerçekleştirdiğimiz öğrenci seminerimizin ardından, bu kez geleceğimizin asıl hamurkârı olan kıymetli velilerimizle çok özel ve sarsıcı bir buluşmada bir araya geldik. Salonu dolduran her bir anne babanın gözündeki dertli bakış, bizlere sadece çocuk büyüten ebeveynleri değil, yarınların dünyasını yönetecek yüksek karakterli önderleri yetiştiren lider velileri müjdeliyordu. Seminerimize konuk olan değerli konuşmacımız Yıldırım Alkış hocamızın aktardığı köklü ebeveynlik vizyonu, pedagojik, psikolojik ve sosyolojik gerçeklerin ışığında zihnimizde yeni bir ufuk açtı. İşte o gün tuttuğumuz notlar ve evlat yetiştirirken rehber edineceğimiz hakikatler...

 

Bir anne babanın bu dünyadaki en büyük sermayesi ve aynı zamanda en ağır imtihanı evlat yetiştirmektir. Ahiret hayatı ile evlat eğitimi arasında sarsıcı bir bağ vardır bir adam kabirde azap görürken, bir anda geride bıraktığı hayırlı bir evladın duası ve istiğfarı sayesinde cennetlik olarak kalkabilir. Kadim bir kural olarak, bir iyiliğe vesile olanın ondan bir pay alacağı gibi, kötü bir evlat yetiştirip kötülüğe vesile olanın da o günahtan payına düşeni alacağı unutulmamalıdır. Evladın günahları anne babaya da yazılır çünkü Allah Mukîttir, her şeyi hakkıyla gözetir, O’ndan hiçbir şey kaçmaz ve O’nun haberinin olmadığı hiçbir şey olmaz. Ancak ebeveynlikte ümitsizliğe yer yoktur günahına samimiyetle tövbe eden o günahı hiç işlememiş gibidir.

 

Liderlik özünde Allah’ın bir lütfudur ancak çalışmakla ve gayretle geliştirilebilir. Tarih sahnesi iyi insanların önderi Tâlût ile zalimlerin önderi Câlût’un mücadelesiyle doludur. Gerçek liderlik zor zamanlarda ortaya çıkar lider bir anne baba asla "nemelazımcı" olamaz. Mahalledeki bir sıkıntıyı kendi sıkıntısı bilip telefona sarılarak "Alo, bizim mahallede şu sıkıntı var" diyerek çözüm arayan iradedir liderlik. Tıpkı yapılan bir sosyal deneyde, yerdeki çöpü alan kişiye ödül verilmesi gibi, liderlik çevresine karşı sorumluluk hissetmektir.

 

Hz. İbrahim’in imtihanı çok ağırdı, Allah onu bazı kelimelerle imtihan etti. Eşini ve çocuğunu o dağın başına, tabiri caizse "kurt yerse yesin" denecek bir ıssızlığa bırakması istendiğinde büyük bir teslimiyet gösterdi. Burada asıl hayran olunası duruş, Hz. Hacer annemizin teslimiyetidir "Rabbimin emriyse o bize yeter" diyerek rıza göstermiştir. Fakat bu teslimiyet pasif bir bekleyiş değildi Hz. Hacer oturmadı, Safa tepesinden Merve tepesine rızık aramak için koşturdu durdu. Bizim de evlat büyütürken gayretimiz bu yönde olmalı ve "Ya Rabbi, ben bir kadın, bir kul olarak elimden geleni yaptım, Sana güvendim ve Sana teslim oldum" diyebilmeliyiz. Unutmayalım ki, Safa ile Merve arasında yedi defa gitmeden zemzem çıkmıyor. Bugün Gazze’nin durumu ve oradaki annelerin dik duruşu da nihayetinde bu teslimiyetten anlaşılmaktadır.

 

Lider anne babanın dili ve duaları çocuk üzerinde muazzam bir etkiye sahiptir. Hz. İbrahim, "Ey İbrahim, sen insanların liderisin" hitabına mazhar olunca hemen, "Ya Rabbi, beni lider yaptın, çocuklarımı da yap" diyerek çocukları için çok önemli bir dua etti. Buradan alacağımız en büyük ders şudur: Çocuklarınıza sakın ha beddua etmeyin! Asla lider bir hanım veya lider bir bey beddua etmez. Peygamber Efendimiz Taif’te kendisine yapılanlara karşı lanet etmedi, "Onların evlatlarından hidayet olacak birileri çıkar" dedi işte Halid bin Velid de bu duanın bir meyvesiydi.

 

İkrime bin Ebu Cehil’in hanımına da hayran olmamak elde değil müslüman olacağı sırada, normalde sizin asla affetmeyeceğiniz biri gelip af dilese affeder misiniz? Diye sorar. Peygamber Efendimiz bu durumda sessiz kalır. İkrime’nin hanımı ise gitti, kocasını 50 kilometre ilerideki gemiden aldı ve getirdi. Peygamber Efendimizin bir insan öğretmeninin olması mümkün değildi eğer olsaydı bu kim olurdu? Elbette ilk vahiy geldiğinde ona "Sen yetime bakarsın, komşuna iyilik yaparsın..." diyerek teselli veren ve Varaka’ya götüren Hz. Hatice olurdu. Evlat eğitiminde bazen ne yapsanız da netice değişmeyebilir, Hz. Nuh’un oğlu da inanmadı. Burada ölçümüz şudur: Biz gerçekten elimizden geleni yapıyor muyuz? Gerisini ancak Rabbim bilir.

 

Bundan 1000 yıl önce yazılan kitabı sanki bugün yazılmış gibi taze olan İmam Gazali, harika bir liderdir. Peki nasıl yetişti? Öyle bir babası vardı ki, yatar kalkar oğlunun alim olması için dua ederdi. Almanya’da bakkallık yapan İbrahim amcanın, dükkanından çikolata araklayan Yahudi çocuğa gösterdiği liderlik, şefkat ve esnaflıkla onun hayatını değiştirmesi gibi... İyi bir lider anne baba, her daim evladından hayır dua alır.

 

Evlat yetiştirmede önceliğimiz, iyi bir lise kazanmaktan ziyade "iyi bir evlat" yetiştirmektir. Bizim göz nurumuz olacak lider çocuk kindar değildir, inandığı doğrularda kararlıdır, az konuşur ve önce dinler. Peygamber Efendimizin müjdesiyle sabit olduğu üzere kim edebiyle üç kız çocuğu büyütür ve evlendirirse cennetlik olur. Bir anne veya baba, daha evden dışarı adımını atmadan, sadece evinde yetiştirdiği o ahlaklı evladı sayesinde cennetlik olabilir.

 

Rabbimiz bizlere "Ey Rabbimiz, bize mutluluk getirecek eşler ve çocuklar bahşet, gözümüzün nuru çocuklar nasip eyle bizi günahtan kaçındır ve günahtan kaçan çocuklar lütfet" duasıyla yaşamayı ve yarının liderlerini yetiştirmeyi nasip etsin.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI