KAHRAMANMARAŞ'TA COP31 HEYECANI! 45 BİN BAŞVURU YAPILDI, 3 BİN ÖĞRENCİ GÖREV ALACAK
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde COP31 Gönüllülük Programı tanıtıldı. Etkinlikte iklim değişikliği, yapay zekâ ve sürdürülebilir şehirler ele alındı
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde (KSÜ),
“COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine” başlıklı etkinlik düzenlendi. İklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, gönüllülük faaliyetleri ve yapay zekânın çevresel etkilerinin değerlendirildiği programda, COP31 Gönüllülük Programı'na yaklaşık 45 bin başvuru yapıldığı açıklandı. Antalya'da düzenlenecek zirvede yaklaşık 3 bin öğrencinin gönüllü olarak görev almasının planlandığı bildirildi.
KSÜ ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe Rektör Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, rektör yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Mehmet Ünsal ve Prof. Dr. Ejder Berk, Genel Sekreter Prof. Dr. Fatih Tiyek, fakülte dekanları, ilgili kurum temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Programda gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede üstlenebileceği sorumluluklar, teknolojinin çevresel etkileri, su kaynaklarının korunması ve şehirlerin iklim krizine karşı dayanıklılığının artırılması gibi konular ele alındı.
COP31 GÖNÜLLÜLÜK PROGRAMINA 45 BİN BAŞVURU
Etkinlikte konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tanıtım ve Organizasyon Koordinatörü Zeynep Kasa, COP31'in kapsamı ve gönüllülük programına ilişkin bilgiler verdi.
Kasa, COP31 Gönüllülük Programı'na yaklaşık 45 bin başvuru yapıldığını açıkladı.
Antalya'da düzenlenecek zirvede yaklaşık 3 bin öğrencinin görev almasının planlandığını belirten Kasa, üniversite öğrencilerinin iklim değişikliğiyle mücadele sürecine katılımının önemine dikkat çekti.
Bakanlığın üniversitelerde iklim değişikliği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Kasa, farklı disiplinlerde eğitim gören öğrencilerin de iklim eylemine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Bilgisayar mühendisliği, çevre mühendisliği, tarım ve şehir planlaması gibi alanların iklim değişikliğiyle mücadelede önemli sorumluluklar üstlenebileceğini belirten Kasa, öğrencilerin kendi uzmanlık alanlarında geliştirecekleri projelerle sürece destek verebileceklerini dile getirdi.
REKTÖR OKUMUŞ GENÇLERİN İKLİM EYLEMİNDEKİ ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Programın açılış konuşmasını yapan KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın dünyanın öncelikli gündem maddeleri arasında bulunduğunu söyledi.
Türkiye'nin yeşil dönüşüm politikalarına ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarına değinen Okumuş, devlet tarafından araştırma ve geliştirme faaliyetleri başta olmak üzere çeşitli alanlarda destekler sağlandığını ifade etti.
Üniversite öğrencilerinin bu süreçte aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Okumuş, gönüllülük faaliyetlerinin gençlere farklı alanlarda sorumluluk alma ve toplumsal çalışmalara katkıda bulunma imkânı sunduğunu belirtti.
COP31 sürecinin yalnızca uluslararası bir organizasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Okumuş, etkinliğin gençler açısından kariyer ve kişisel gelişim fırsatları da oluşturduğuna dikkat çekti.
Öğrencilerin iklim değişikliği konusunda farkındalık kazanarak çalışmalara öncülük etmesinin önemini vurgulayan Okumuş, Türkiye'nin ve dünyanın geleceğinin gençlerin duyarlılığı ve çalışmalarıyla şekilleneceğini ifade etti.
YAPAY ZEKÂNIN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE ETKİLERİ ANLATILDI
Etkinlik kapsamında KSÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kevser Cırık, “Teknoloji Çağında İklim Değişikliği ve Yapay Zekâ” başlıklı sunum gerçekleştirdi.
Cırık, Sanayi Devrimi sonrasında sera gazı ve karbondioksit emisyonlarında yaşanan artışın küresel ısınmayı hızlandırdığını belirtti.
İnsan faaliyetlerinin iklim üzerindeki etkisinin özellikle üretim süreçlerinde belirginleştiğini ifade eden Cırık, pandemi döneminde üretim ve ulaşım faaliyetlerinin azalmasıyla emisyonlarda yaşanan düşüşü bu ilişkiye örnek gösterdi.
Paris Anlaşması kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasının önemine değinen Cırık, mevcut ısınma eğiliminin devam etmesi durumunda kuraklık, su kıtlığı ve doğal afet risklerinin artabileceğini söyledi.
Yapay zekâ teknolojilerinin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli fırsatlar sunduğunu belirten Cırık, akıllı şehirler, akıllı tarım, enerji verimliliği, akıllı sulama sistemleri ve sel erken uyarı uygulamalarının bu alanlar arasında bulunduğunu ifade etti.
YAPAY ZEKÂNIN ENERJİ VE SU TÜKETİMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Prof. Dr. Kevser Cırık, yapay zekânın çevresel sorunların çözümünde kullanılmasının yanında bu teknolojilerin oluşturduğu çevresel maliyetlerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle veri merkezlerinin enerji ve su tüketimine dikkat çeken Cırık, yapay zekâ sistemlerinin kullanımının artmasının yeni çevresel sorumlulukları beraberinde getirdiğini belirtti.
Teknolojik gelişmelerin sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini ifade eden Cırık, düşük karbonlu üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ve doğal kaynakların verimli kullanılmasının önemine değindi.
İKLİM DİRENÇLİ ŞEHİRLER İÇİN ALTYAPI VURGUSU
Programda KSÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Oğuz Köroğlu da “Gezegenin Kan Tahlili ve İklim Direnci” başlıklı sunum yaptı.
Köroğlu, su kaynakları, atık su altyapısı ve şehirlerin iklim krizine karşı dayanıklılığı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Şehirlerin gelişmişlik düzeyinin yalnızca fiziksel yapılarla ölçülemeyeceğini belirten Köroğlu, kriz dönemlerinde temel hizmetleri sürdürebilen altyapı sistemlerinin de önemli olduğunu söyledi.
Atık su arıtma tesislerini insan vücudundaki böbrek ve karaciğer gibi işlev gören sistemlere benzeten Köroğlu, bu tesislerin şehirlerin sağlıklı işleyişindeki rolüne dikkat çekti.
İklim krizinin yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı olmadığını ifade eden Köroğlu, su döngüsünde ve ekosistemlerde yaşanan bozulmaların da ciddi riskler oluşturduğunu belirtti.
Yüzey ve yer altı su kaynaklarını ifade eden mavi su ile toprak nemi olarak tanımlanan yeşil sudaki değişimlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Köroğlu, sürdürülebilir su yönetiminin önemini vurguladı.
SÜNGER ŞEHİR UYGULAMALARI VE SU GERİ KAZANIMI GÜNDEMDE
İklim değişikliğine dayanıklı şehirlerin oluşturulmasında altyapı yatırımlarının tek başına yeterli olmayabileceğini belirten Köroğlu, dağınık, modüler ve yedekli sistemlerin krizlere karşı dayanıklılığı artırabileceğini ifade etti.
Yağmur sularının depolanması, sünger şehir uygulamaları ve atık su tesislerinin kaynak geri kazanım merkezlerine dönüştürülmesi gibi çözümlere dikkat çekti.
Atık sulardan biyogaz ve gübre üretilebileceğini belirten Köroğlu, geleceğin arıtma tesislerinin su, enerji ve karbon geri kazanımını birlikte sağlayan sistemler olarak tasarlanabileceğini söyledi.
COP31 sürecinin teknoloji, finansman, kapasite geliştirme ve nitelikli insan kaynağı yatırımları açısından fırsatlar sunduğunu ifade eden Köroğlu, iklim değişikliğiyle mücadelenin bütün bilim dallarının ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
KSÜ'DE COP31 TANITIMLARI HAFTA BOYUNCA SÜRECEK
Program, sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümü ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Etkinlik kapsamında COP31 çalışmalarının üniversite kampüsünde tanıtılmaya devam edeceği de bildirildi.
Hafta boyunca KSÜ Yunus Emre Kongre ve Kültür Merkezi önünde kurulan stantlar ve mobil tanıtım aracı aracılığıyla ziyaretçilere bilgi verilecek.
Tanıtım çalışmalarında COP31 eylem planı, gönüllülük projeleri ve yeşil dönüşüm faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapılacağı belirtildi.